22.10.2017

‘Herkes Kendi İşini Yapsın’

Fotoğraflar : Salih MÜLAYİM, Ceren KALECİK Yazı : Yiğit SEVEN, Salih MÜLAYİM Haberi Oku

  • Engin Alkan, gerçekleri eğip bükerek hiç kimsenin sanatçıyla halkın arasına nifak sokamayacağını belirtti. F: Salih Mülayim
  • F: Salih Mülayim
  • F: Salih Mülayim
  • F: Salih Mülayim
  • F: Salih Mülayim
  • Galatasaray Meydanı'ndan başlanarak, Tünel Meydanı'na kadar olan yürüyüşte yüzlerce kişi vardı. F: Salih Mülayim
  • F: Salih Mülayim
  • F: Salih Mülayim
  • F: Salih Mülayim
  • F : Ceren Kalecik
  • F : Ceren Kalecik
  • F : Ceren Kalecik
  • F : Ceren Kalecik

Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yeni düzenlemeye karşı çıkan yüzlerce kişi, Galatasaray Meydanı'ndaki protesto gösterisinde “Muhafazakar sanat” gibi söylemlerin demokratikleşme diye sunulduğunu, oysa sanat ve demokrasinin hiçbir siyasi iradenin faydacı beklentilerine göre yeniden tarif edilemeyeceğini savundular.

Kadir Topbaş’ın, bir canlı yayında kurum sanatçılarına yönelik “Herkes kendi işini yapsın” söylemini düstur kabul eden İŞTİSAN (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Sanatçıları Derneği), basın bildirisinde Belediye Başkanı’na yönelik, “Herkesin kendi işini yapması gerektiğini, kendi işlerinin de tiyatro olduğunu,” ifade etti.

Grup adına basın açıklamasını tiyatro sanatçısı Engin Alkan yaptı. Alkan," Her şeyin farkındayız. 1914'ten beri ehil ellerde olan İstanbul Şehir Tiyatrosu göz göre göre ehlileştirilmeye çalışılıyor. Dünyada herhalde ilk kez bir tiyatro insanlarından arındırılıyor. Sanatın içinden sanatçı kovuluyor. Tüm bunlar sanatı ve sanatçıyı hizaya sokma ve halkın gözünden küçük düşürme gayretleridir. Gerçekleri eğip bükerek hiç kimse sanatçı ve sanatçıyla halkın arasına nifak sokamaz. Hedefin ne olduğunu görüyoruz. Özgür düşünceden korkmayan herkes görüyor. Çok sesliliği tek bir notaya dönüştürecek olan “muhafazakar sanat” gibi söylemler demokratikleşme diye sunuluyor. Sanatsal yaratı, siyasi iradeye teslim ediliyor. Oysa sanat ve demokrasi hiçbir siyasi iradenin faydacı beklentilerine göre yeniden tarif edilemez. Seçilmişlerin asıl görevi sanata asıl ihtiyacı olan özgür ortamı sağlayacak alt yapı oluşturmaktır " dedi.

Yüz yıllık şehir tiyatrosu mirasını her zeminde savunacaklarını belirten Alkan, ustalarımıza, gelecek kuşaklara karşı üstlendiğimiz bu sorumluluğu ülkemizdeki, dünyadaki tüm sanat emekçileriyle paylaştıklarını söyledi.

Sanatçı Halil Ergün, "Bu uygulamayı yapanlar bunu düşünsünler. Bu 28 Şubat müdahalesinden farklı bir şey değildir. Sanatsal kurumlara sanata toplum mühendisliği dayatmak çok görüldü bu ülkede. Bunlar hep geriye tepti, bu da tepecektir. Yazarın bir tanesi, parayı veren düdüğü çalar, demiş. Kimin parasını kime çalıyorlar! Belediyenin orada harcadığı para halkın kültürel ihtiyaçlarının parasıdır " dedi.

Sanatçı Rutkay Aziz ise konuşmasında şunları söyledi: "Öncelikle tiyatroyu tiyatrocular yönetecektir. Gelip giden belediye başkanlarının tiyatrosu değildir şehir tiyatroları. İstanbul'un ve Türkiye'nin tiyatrosudur. Bırakacaksın tiyatroyu da tiyatrocular yönetsin.”

Hedefin, çağdışı yönetmelik dayatmaları yerine, çağdaş ve özerk bir İstanbul Şehir Tiyatrosu olduğunu söyleyen grup, Galatasaray’dan Tünel Meydanı’na kadar  “İstanbul uyuma, tiyatrona sahip çık!” “Korkuya karşı özgür tiyatro!” sloganları atarak yürüdü.