22.10.2017

Aya Yorgos yolları, inanmanın yokuşları...

Fotoğraflar: Burçin Ercan-Hande Altay Yazı: Burçin Ercan Haberi Oku

  • Kiliseye kadar ellerindeki makaraları açarak ilerleyecek olanlar, öncelikle iplerini bir ağaca bağlayarak ayine başlıyorlar.
F: Hande Altay
  • Kiliseye kadar ellerindeki makaraları açarak ilerleyecek olanlar, öncelikle iplerini bir ağaca bağlayarak ayine başlıyorlar.
F: Burçin Ercan
  • Bir makara ipi kiliseye kadar hiç koparmadan çıkıldığında kısmetin açılacağına inanılıyor.
F: Burçin Ercan
  • Kiliseyi henüz gördüğünüz yokuşun başında giriş için uzun kuyruklar oluşuyor.
F: Burçin Ercan
  • Yolda sizin için dua etmek isteyen misyonerlerle karşılaşmanız mümkün.
F: Burçin Ercan
  • Kilisede dilenecek olan her dilek için ayrı bir figür satılıyor tezgâhlarda.
F: Burçin Ercan
  • Kilisenin çıkışındaki dilek ağacına, dileklerini asan ziyaretçiler aynı zamanda dua da ediyorlar.
F: Burçin Ercan
  • Dilekleri gerçekleşmiş olanlar, yolda şeker dağıtıyorlar.
F: Hande Altay
  • Ayini tamamlamak için kilisenin sıralarında oturup dua eden insanlar…
  • Kilisenin içerisinde dileklerinizi dileyerek bağış için aldığınız mumları yakıyorsunuz.
F: Hande Altay
  • Ziyaretçileri huşuu içinde dua ederken görebilirsiniz. 
F: Burçin Ercan
  • F: Hande Altay
  • F: Hande Altay
  • F: Hande Altay
  • F: Hande Altay
  • Misyonerler ilahiler söylüyor.
F: Hande Altay
  • F: Hande Altay
  • F: Hande Altay

Her yıl 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde, İstanbul Büyükada'daki Aya Yorgi Kilisesi'nde Ortodoks cemaatinin hac ritüeli gerçekleşmektedir. Dünyanın dört bir yanından Hıristiyanları bir araya getiren bu ayinde, kısmet açacağı inancıyla insanlar ellerindeki makaraları aça aça tırmanırlar kilisenin zorlu yokuşlarından. Eğer ipler koparılmadan kiliseye ulaşıp bir de mum yakılabilirse, dileklerin gerçekleşeceğine inanılır. Ayini tamamlamak için iki şart vardır; biri çıplak ayakla yürümek, diğeri ise hiç konuşmamak.

Hıristiyanlıkta Meryem Ana Evi'nin ziyareti haç, Aya Yorgi ritüelini gerçekleştirmek ise yarı hac olarak kabul edilir. Nitekim yokuşu tırmanırken yolda, İncil dağıtan ve sizin için dua eden misyonerleri sıkça görmeniz mümkün. Keza, Müslümanlar da Hıristiyanlar kadar ilgi gösteriyorlar bu ayine.

Ayinin çıkış noktasını temsil eden hikâye ise şöyle: Bizans döneminde işgal altında kalan adada, Aya Yorgi kilisesindeki ikona ve kutsal cisimler papazlar tarafından koruma amaçlı toprağa gömülmüş... Aradan geçen uzun yıllardan sonra Aziz Aya Yorgi, bir çobanın rüyasına girmiş ve kiliseye uzanan yolu tırmanmasını, çan sesi duyduğu yerde durup kazmasını söylemiş... Olayı önce dikkate almayan çoban, aynı rüyayı 3 gece üst üste görünce kiliseye tırmanmaya karar vermiş. Çıplak ayakla ve hiç konuşmadan kiliseye uzanan uzun yokuşu tek başına tırmanmış. Kiliseye yaklaştığı anda çan sesleri duymaya başladığı yerde durup tam o noktayı kazmış ve zamanında gömülen cisimleri bulmuş.