21.08.2017

Bu dava böyle bitmeyecek!

Haberi Oku

  • F: Sedef Özge
  • ...
  • F: Alper Erbahçeci
  • ...
  • F: Jiwan Güner
  • F: Jiwan Güner
  • F: Meltem Ulusoy
  • F: Sedef Özge
  • F: Sedef Özge
  • F: Sedef Özge
  • F: Meltem Ulusoy
  • F: Alper Erbahçeci
  • F: Meltem Ulusoy
  • ...
  • ....
  • ...
  • F: Sedef Özge
  • F: Sedef Özge
  • F: Alper Erbahçeci

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in katledilişinin 5. Yılında Taksim Meydanı'nda toplanan on binlerce kişi cinayetin aydınlatılmamasını ve mahkemenin verdiği kararı protesto ederek Agos Gazetesi önüne yürüdü. Yürüyüşte, siyah zemin üzerine "Unutmayacağız affetmeyeceğiz", Türkçe ve Ermenice "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeniyiz" yazılı pankartlar, "Bu dava böyle bitmez," yazılı dövizler taşındı. Yürüyüşte en önde Hrant Dink’in eşi Rakel Dink ve çocukları yer alırken, milletvekilleri, sanatçılar, siyasi parti temsilcileri, aydınlar, yazarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yanı sıra, Batman'da askerlik yaparken arkadaşının tüfeğinden çıkan kurşunla yaşamını yitiren Ermeni asıllı asker Sevag Şahin Balıkçı'nın ailesi de katıldı.

Dink’in fotoğrafının bulunduğu "5 yıl değil 95 yıl da geçse bu dava böyle bitmez" ve "Hrant'sız 5 yıl" pankartlarının asıldığı Agos gazetesinin önünde vurulduğu yere mumlar ve karanfiller bırakıldı. Katledildiği saat 15.00’da saygı duruşuna geçen “Hrant’ın Arkadaşları”, Hrant’ın ağzından katlediliş hikâyesini dinledi. Ermenice "Sarı Gelin" şarkısının çalınmasının ardından, açıklamayı “Hrant’ın Arkadaşları” adına Karin Karakaşlı okudu.

“Hrant’ı bir kez öldürmediler”

“Gün sadece söz söyleme değil, söz vermek zamanı” diyen Karakaşlı, “19 Ocak bir anma günü değil. Hiçbir zaman da olmadı. Zaten bu topraklarda ayrı ayrı yaşatılmış ne kadar acı varsa, hiçbirinin anma günü olmadı. Herkes acısının yaşatıldığı o tarih geldiğinde, kendince, bir başına kahroldu” dedi.

Karakaşlı, “Onu bir kez de öldürmediler sevgili canlar. Önce Sabiha Gökçen haberi üzerine Genelkurmay'ın bildirisiyle öldürdüler. İstanbul valiliğinde MİT mensuplarınca tehdit edilirken öldürdüler. Hrant Dink'i, barış yolunu gösteren yazılarından cımbızladıkları, cümlelerle "Türk düşmanı" ilan ederek öldürdüler. Her yazıya, her söyleşiye nefes tüketir, kendini izaha mecbur hissederken öldürdüler. Agos'un önünde "Hrant Dink bundan sonra bütün öfkemizin ve nefretimizin hedefidir" diye bağırırlarken öldürdüler. Mahkemeden mahkemeye koşturtur, bilirkişi raporuna rağmen ısrarla mahkûm ederken ve o mahkûmiyeti onaylamakta beis görmezken öldürdüler. Kendisi yetmezmiş gibi oğlunu ölümle tehdit ederken ve kim bilir daha ona, bizlere hiç söylemediği neler neler yaşatırken öldürdüler” dedi. Gerisinin çorap söküğü gibi geldiğini ifade eden Karakaşlı, “Silinen telefon görüşmeleri, karartılan deliller, gizlenen bilgiler, imha edilen raporlar, başlatılmayan ya da kapatılan soruşturmalar, zamanaşımından aklanan istihbarat memurlarının” birbirini izlediğini kaydetti.

“Bu kepazeliğe son verin artık”

“İyelik eki kolay kullanılmıyor” diyen Karakaşlı, “Burası benim ülkem de, bu devlete benim devletim diyebilir miyim? Cumhurbaşkanım, Başbakanım, Bakanlarım, Hükümetim, Muhalefetim, Meclisim... Böyle diyebilmek için tek bir seçeneğim var. Bu kepazeliğe bir son verin artık. Yargıtay, cinayete giden süreçteki rolüne inat, bir kez de adalet adına temyiz mekânı olsun. Bunları yapmak borçtur, yükümlülüktür, şarttır. Çünkü bize yaşatılan ayıptır, zulümdür, günahtır” şeklinde konuştu. “Hrant Dink öldürülen Ermeni aydınların son halkasıdır” diyen Karakaşlı, katledilen Ermeni aydınlardan bazılarının adını okurken, kalabalık, “Burada!” diye haykırdı.

“Dink dosya değil, yara”

“Hrant Dink dosya değil ki kapatasın, o bir yara... Artık köprüden önceki son çıkıştayız” diyen Karakaşlı, oradan hakkıyla geçmeden tamamlanacak ödeşme, kurulacak düş, inanılacak adalet, yaşanacak memleket olmadığını ifade etti. Karakaşlı, “Öbür türlüsü sadece yalan olur ve bir gün başımıza yıkılır. Altında kalırız hep birlikte” diyerek;

“O yüzden gün, sadece söz söylemek değil söz vermek zamanı.
"Söz verelim mi birbirimize? Bu dava daha bitmedi.
"Söz verelim mi birbirimize? İnsanlık daha ölmedi.
"Söz verelim mi birbirimize? Devlet daha hesabını vermedi.
"Sözümüz söz olsun. Bu adaletsizlikle yaşamak hepimize haramdır. Aksi için uğraşan hepimize helal olsun" dedi.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in katledilmesi ile ilgili görülen davada mahkeme, Dink davasında yargılanan sanıklardan hiçbirini "terör örgütü üyeliği"nden suçlu bulmamıştı. Sanıklardan Erhan Tuncel tahliye edilirken, bir sanıkla ilgili kararın unutulması skandalı yaşanmıştı.

 

Yazı: Jiwan Güner