14.12.2017

CENEVİZ SURLARI: Kayıp Tarih Yine Kaybolmasın!

Yazı: Zeynep Topaloğlu
Fotoğraf: Arif Yaman Haberi Oku

Yenikapı'yı, metronun, banliyö hattının, İDO deniz otobüslerinin, İ.E.T.T. ve Halk otobüslerinin, Hafif Metro ve Boğaz Tüp Geçişinin entegre olacağı bölge haline getirmek amacıyla yapımına başlanan Taksim-Yenikapı metrosu, daha önce varlığı bilinmeyen Ceneviz Surlarının keşfiyle durma noktasına gelmişti.  Etrafındaki binaların yıkılmasıyla ortaya çıkan surlar için 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun karar vermesi bekleniyordu. Ancakkurulun yüksek mimarlarından Manolya Altınok'un da belirttiği gibi nihai karar,  projenin geldiği nokta düşünülerek Büyükşehir Belediyesi tarafından verilecekti.

Geçen iki yıl içerisinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi önce surları parça parça taşıma kararı aldı.  150 metre kesintisiz devam eden surların 30-35 metrelik kısmının kesilerek başka bir yere taşınmasıyla, aslı olmasa da temsilinin korunması düşünüldü. Ancak, mimarlar, arkeologlar ve tarihçilerin arkeolojik kalıntıların taşınmasına gösterdiği tepki üzerine bu karar durduruldu.

Yaklaşık maliyeti 593 milyon doları bulan metro projesi, modern şehir projelerinin hayata geçirilmesi ve kültürel mirasın korunması arasındaki dengenin nasıl sağlanabileceği sorularını da beraberinde getirdi. 2010 yılında tüm dünyaya ne kadar kültürlü bir başkent olabileceğini göstermek isteyen İstanbul'da uygulanılacağı düşünülen en son karar ise, zeminin güçlendirilmesinin ardından metro tünelinin, surların 3 metre altından inşa edilmesi yönünde.

Ceneviz Surları'nın Kısa Tarihi

Akdeniz'de deniz ticareti ile uğraşan Cenevizliler 12.yüzyılın ikinci yarısında Konstantinopolis'e geldiler. Bizans'ın zayıflamasını fırsat bilerek de 1263'te yerleştikleri Galata'da kendilerini Venediklilere karşı korumak için yerleşim yerlerinin etrafını hendeklerle sardılar. Önce bu hendeğin muhtelif noktalarına kurdukları evlerin arasını surlarla birleştirirlerken, 1352 yılına geldiklerinde artık surlar hem içerdeki hem de dışardaki son halini almıştı. Bu surlar hem dış tehditlere karşı güvenliklerini sağlıyor, hem de sınır görevi görüyordu. Ancak 1453'ten sonra Fatih, İstanbul'un Batı Akdeniz'e açılan kapısı Galata'da güçlü bir Hristiyan kolonisi istemediği için bu surları yer yer yıktırınca, Cenevizliler bu bölgeye yerleşen diğer Hristiyan topluluklar arasında eriyip zayıfladı.

2006 yılına kadar da bu surların bilinen tek bölümü Azapkapı Sokullu Camii'nin yanında kalan payandalı yapıydı.