23.08.2017

Çerkes Soykırımı 150. Yılında: “Tsitsekun” Unutulmadı

Haber: Tuğçe Boyacı, Fotoğraflar: Seçkin Yılmaz, Tuğçe Boyacı Haberi Oku

  • Fotoğraf: Seçkin Yılmaz
  • Fotoğraf: Seçkin Yılmaz
  • Fotoğraf: Seçkin Yılmaz
  • Fotoğraf: Tuğçe Boyacı
  • Fotoğraf: Tuğçe Boyacı
  • Fotoğraf: Tuğçe Boyacı
  • Fotoğraf: Tuğçe Boyacı
  • Fotoğraf: Seçkin Yılmaz
  • Fotoğraf: Seçkin Yılmaz
  • Fotoğraf: Seçkin Yılmaz
  • Fotoğraf: Tuğçe Boyacı

Çerkes halkının Çarlık Rusya'sı tarafından sürgün edilişinin ve soykırıma uğrayışının 150. yıl dönümü ve anma etkinliği için Çerkes Dernekleri Federasyonu'na bağlı gruplar ve bireysel katılımcılar  21 Mayıs 2014 tarihinde 20.00'da Galatasaray Meydanı önünde başlayan bir gösteri düzenledi.

Grup Galatasaray Lisesi'nin önünden ayrılmadan önce, anma ve yürüyüşe destek için Galatasaray Meydanı'na gelen Hakların Demokrat Partisi (HDP) flamaları taşıyan bir grupla kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Yaşanan gerginliğin ardından HDP'li grup korteje katılmayarak Galatasaray Meydanı'nda kısa bir açıklama yapıp alandan ayrıldı.

Çerkesler, "Katil Rusya Çerkesya'dan Defol", "Soykırım Sizin Direniş Bizim", "21 Mayıs direnişin günüdür" ve "Soykırımın hesabı sorulacak" şeklinde slogan atarak Rusya Konsolosluğu önüne geldi.

Burada  konuşma yapan Çerkes Federasyonu (ÇERKES-FED) Başkanı Nusret Baş, öncelikle Soma'da yaşanan maden faciasında yaşama hakları ellerinden alınan işçilerin yakınlarına baş sağlığı diledi. Ardından sürgün ve soykırımla ilgili olarak "Bilsinler ki gelecek nesillerimiz de bu davanın mirasçılığını yapacak, unutmayacağımız gibi unutturmayacağız da. İlahi adalet tecelli edinceye kadar, ulusal haklarımız teslim edilinceye kadar mücadelemizi devam ettirecek, uluslararası alanı da kapsar şekilde yaygınlaştıracak, her yerde halkımızın ve kültürümüzün katillerinin peşinde olacağız" dedi. Çerkesler'in Rusya Federasyonu ve Türkiye devletinden talepleri sıralandı. Bunlar sırasıyla; anadilde eğitim hakkı, anadili özgürce kullanabilme hakkı, eşitlik, Rusya Federasyonu'nun Çerkes halkına yaşattığı soykırımı Kabul etmesi ve Çerkesler'den özür dilemesi, Çerkesler'in ana vatanlarında özgürce yaşama hakkı olarak sıralanabilir. Konuşmaların ardından Çerkes ezgileri eşliğinde sürgün ağıdı söylendi, küçük bir kız şiir okudu.

Anma etkinliklerinin en başından itibaren Rus Konsolosluğu önünde Çevik kuvvet ekipleri barikat kurup beklerken, anma etkinliğinin tamamlanması ile Çerkesler, Rus Konsolosluğu kapısına siyah bir çelenk bıraktı.



21 Mayıs 1864'de, yaklaşık 300 yıl süren Kafkas-Rus savaşları sona ermiş ve Kuzey Kafkas halklarının sürgünü başlamıştı. 1864 ve sonrasında Çarlık Rusya'sı tarafından ana vatanlarından sürgün edilen yaklaşık 2 milyon Çerkes'in yalnızca 1.5 milyonu hayatta kalabilmişti. Sürgün edilenlerin bir kısmı ana vatanlarında öldürülürken, bir kısmı açlık ve soğuk yüzünden hayatını kaybetmiş, bir kısmı da sürgün yollarında Karadeniz'e yenik düşmüştü. Hayatta kalanlar ise sürüldükleri topraklarda hastalık, açlık ve yoksulluk gibi problemlerle karşı karşıya kalmışlardı.

Sürgün ve soykırım yıllarından sonra Çerkes halkları dünyanın çeşitli ülkelerine dağıldılar. Çerkesler bugün Türkiye nüfusunun yaklaşık 6 milyonluk bölümünü oluşturuyor.

 

*Tsitsekun, Kafkas dillerinin çatısı olarak kabul edilen ve asimilasyon politikaları nedeni ile yok olan Ubıh dilince, soykırım anlamına gelir.