22.10.2017

Eylül

Yazı ve Fotoğraflar: Ceren Kalecik Haberi Oku

  • Eylül, geçtiğimiz Mart ayından bu yana lösemi ile mücadele ediyor.
  • Havanın güzel olduğu günlerde hastanenin balkonunda zaman geçirmeyi seviyor.
  • Eylül
  • Tedavinin ilk zamanlarında hastane ortamına alışmakta zorluk çektiği için doktorlardan biraz korkuyordu.
  • Her şeye rağmen oyunlar oynamaya devam ediyor.
  • Hastane şartları sadece annenin refakatçi olmasına izin verdiği için babasıyla daha kısıtlı zaman geçirebiliyor.
  • Eylül
  • Evde olduğu günlerde çok daha rahat ve huzurlu.
  • Eylül
  • Eylül
  • Eylül
  • Çocuklar hastanedeki oyun odası sayesinde zaman zaman birlikte oyun oynama fırsatı bularak iyi vakit geçiriyor.
  • Eylül
  • Eylül
  • Eylül
  • Yaz aylarının sonuna doğru tedavi olumlu ilerlediği için rutin olarak 15 gün hastanede, 15 gün evde geçirme süreci başlıyor.
  • Kemoterapinin etkisiyle saçları dökülen Eylül, yakın gelecekte daha gür bir     şekilde  çıkacak olan saçlarını bekliyor...

Her yıl Türkiye'de sayısı 2 bine yakın çocuk lösemi hastalığına yakalanıyor. Bu sayının 2020 yılında 3 bine ulaşılacağı tahmin edilirken ne bunun önüne geçmek için bir şeyler yapılıyor ne de halk bilinçlendiriliyor.Lösemi her yaşta görülen bir hastalık olmasına karşın daha çok 2 ile 5 yaş arasındaki çocuklarda görülüyor. Yaş ilerledikçe tedaviye cevap azalıyor. Bu nedenle yaşın küçük olması tedavide bir avantaj olarak kabul ediliyor.Lösemi tanısı bu yıl içinde konulan Eylül'ün 4 yaşında olması tedavisi açısından umut verici. Dünyada yaşanan savaşlar, her gün patlayan bombalar, evlerimize girmeye başlayan hormonlu ve dolayımlı da olsa GDO'lu ürünler, radyasyon ışınları gibi birçok neden çok sayıda çocuğu küçük yaşlarında bu hastalıkla savaşmaya mecbur bırakıyor.Lösemi umutsuz bir hastalık değil. Diğer kanser türlerine göre kurtuluş olasılığı daha yüksek, tedavi süreci daha umutlu. Moral desteği her hastalıkta olduğu gibi bunda da oldukça önemli. Özellikle çocuklar söz konusuysa...Devlet ilaçların büyük kısmını karşılasa da, eğer ilaçlar ülkede bulunmuyorsa, hastalar kendi çabalarıyla ilaçları yurt dışından bulup, kendi ceplerinden ödüyor. Bu da birçok aile için masraflı bir tedavi sürecine dönüşüyor.Türkiye'de bulunan lösemi ile mücadele eden kurumlar halkı bilinçlendirmede yetersiz kalıyorlar. En büyük sorun bu hastalığın kendisini ve çözümlerinin ne olduğunu tam olarak bilmiyor olmak.Her şeye rağmen gülümsemek... Eylül'de ve ailesinde bu çok net görülebiliyor. Böyle ciddi bir mücadelenin içinde de olsa Eylül bir çocuk ve hayatındaki kısıtlamalara rağmen çocukluğunu yaşamaya devam ediyor. Tabii ki ailesinin sonsuz gücü ve desteği ile...