23.08.2017

GALATA KULESİ’Nİ YAŞAMAK

Yazı ve Fotoğraflar: Furkan N. Alkan Haberi Oku

  • Boğaz girişinden Galata...

Bir akşam vakti Üsküdar'dan Eminönü'ne giden vapurun içinde, hayal kurarak çayını yudumlayan gence seslenir, "Gel , çayını yanı başımda yudumla!" Bunu duyan gencin vapurdan iner inmez adımları kuleye doğru ilerler.

İstiklâl Caddesi'nde dalgın yürüyen altmış yaşlarındaki adamı kendine çeker ihtişamıyla. Öyle güçlü bir duygudur ki ona hissettirdiği, attığı ağır ve ufak adımlar hızlanır ve kuleye inen Galip Dede Caddesi'nin yokuşuna yönelir.

Bir akşamüstü Galata Köprüsü üzerinde sevgilisine sımsıkı sarılan bir kadını göz kırpışıyla tavlar. Sevgilisinin beline dolanmış kolları, yavaşça çözülür. Kulenin çağıran gözleriyse bir an önce yanında görmek ister kadını.

Yıllardır görmediği arkadaşını en iyi şekilde karşılamak isteyen adam, onu Galata Kulesi'nin yanı başındaki lokantada ağırlamak ister. Çünkü o lokanta, hasret kalınan dost sohbetleri için vazgeçilmez bir duraktır.

Birçok kişiye kucak açar Galata Kulesi; hepsinin keyfine keyif katmak için...

Anlatılmayan Masallara Sürükler

Sebebi ne olursa olsun kendilerini kulenin yanı başında bulur insanlar…

Bir akşam vakti kulenin etrafındaki taşlı yoldan geçerek, kule kapısı tarafındaki çay bahçesine oturan genç, şimdiye kadar düşünmeye bile vakit bulamadığı hayallerini hatırlar. Gerçekleşmesini imkânsız bulduğu o hayallerin penceresini açar kulenin ihtişamı. Verdiği ilhamın esintisi içinde kıpırdar. Bir büyü misali işler ruhuna ve daha önce anlatılmayan masallara sürükler.

Kulenin ihtişamını seyretmek için İstiklal Caddesi'nden ağır adımlarla gelen yaşlı adam, oturup dinlenmeye uygun bir bank kestirir gözüne. Etrafındaki öğüt verebileceği çocuklara bakarken bir yandan da onları çok amaçlı bastonuyla dürtüklemekten hoşlanır.

Kulenin yanı başından gelen kadın, ona gelebilmek için gerisinde unuttuğu sevgilisini hatırlamaya başlar içindeki korkuyla. Geri dönmeyi düşündüğünde kule, bir kez daha göz kıpar ona. Bir bilet alıp asansörle kuleyeçıkar. Şimdi karşısında duran İstanbul'un, gerçek sevdiği olduğunu hisseder o anda!

Arkadaşına yemek ısmarlamak için Galata Kulesi'nin yanı başındaki lokantayı tercih eden adam, arkadaşının sandalyesini kuleyi görecek şekilde düzeltir. Arkadaşına güzel bir an yaşattığından emin olan adam bunu kuleye borçlu olduğunu düşünür. Keyifle yenen yemeğin ardından, ayrılık vakti geldiğinde, kuleyi arkasına alarak el sallar arkadaşına.

Hareketliliği gün boyu devam eder kulenin. Onunla bir fotoğraf çekilmek için gelenler, bir bardak çay için vakit ayıranlar, banklarda beş dakika oturanlar, bir an önce yukarı çıkıp manzarayı görmeye can atanlar… Ayakkabı boyacılarının, müzik dükkânlarının ve restoranların müşteri arayışları… Galip Dede Caddesi'nin akıp giden insan trafiği... Gölgesinde bir insan cümbüşü barındırır Galata Kulesi.