21.08.2017

Gezi Parkı - Sona Doğru

Yazılar ve Fotoğraflar: Ayşegül Yıldız, Hüseyin Aldemir, Murat Çamca Haberi Oku

  • Düzenlemesi Taksim Meydanıyla beraber  yapılan Park, tasarımıyla erken cumhuriyet dönemi iktidarının siyasi anlayışını ve kente yaklaşımını temsil ediyor. Bu özelliği ile park ve meydan politik bir mücadele alanına dönüşmüş durumda. Bugün yapılmak istenilen dönüşüm bu politik çerçevede değerlendiriliyor ve günümüz iktidarının bir geçmiş hesaplaşması içinde olduğu izlenimini bırakıyor.
  • 70 yıllık ağaçları ile yakın çevresindeki tekyeşil alan olan GeziParkı, kentin yoğunluğundan ve gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için buluşma ve nefes alma mekanıyken, yapılması planlanan kışla inşaatıyla beraber parkta bulunan ağaçların neredeyse tamamı katledilerek park yok edilecek.
  • Banklar ve çocuk oyunalanı da yok olacaklar arasında.“Oturdum, parktan geçen insanları seyrettim uzun süre. Bazısı cep telefonuyla konuşuyor hızlı hızlı yürürken…Ortasındasın gürültünün, hengamenin, iş güç kavgasının… Bir bankta uzanıyor olabilirsin, karışanın yok.
  • Taksim Meydanında başlayan inşaatla beraber bu bölgede seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlamaya çalışanlar tezgahlarını parka taşımış durumdalar. 
Özellikle belediyeye bağlı çalışanlar kendilerine yer gösterilmemesinden şikayetçi. Parkın vazgeçilmezi olan seyyar çaycılar ise kışla binasının yeniden inşa edilmesi
Durumunda bir daha bu bölgede satış yapamayacaklarını düşünüyorlar.
  • Dr. Lütfi Kırdar, kendi çalışmalarını anlattığı 1947 basımı bir kitapçıkta park ile ilgili şunları yazmıştı, “Geziye yeniden yüzlerce çınar ağacı diktiğimiz gibi, kışında yapraklarını dökmeyen çam, manolya ve sair süs ağaçları da diktik...Gezinin ortasındaki münhat kısmı, evvelce düşünülmüş olduğu gibi menba sulu büyük havuz yapmak ve bu havuzun ilüfernev’inden suçiçekleriyle süslemek de kabildir. Şimdiki haliyle dahi, İnönü Gezisi, taşıdığı büyükada layık güzel biryerdir
  • Başta Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası olmak üzere birçok sivil toplum örgütünün itirazlarına rağmen kışla projesi hızla ve kuraltanımaksızın devam ediyor ve bunun sonucunda bölgeyi, ağaçları ve çiçekleriyle taçlandıran Gezi Parkı, çevresindeki tarihsel dokuyla beraber hızla yok ediliyor.
  • Park, öğle yemeklerini yeşillikler içinde yemek isteyenlerden tutun da, torunlarını çocuk bahçesine getiren emeklilere ve öğrencileriyle buluşup muhabbet eden eski üniversite öğretim üyelerine kadar pek çok farklı kesimden insana ev sahipliği ediyor.
  • Gezi Parkı - Sona Doğru
  • Cumhuriyet Caddesinin kullanıma kapatılmasıyla beraber otellerin yoğun olarak  bulunduğu Talimhane bölgesinden Taksim Meydanına ulaşmak için parkıni çinden geçmeye başlayan insanlar, bavullarıyla ilginç bir trafik yaratıyor.
  • Gezi Parkı - Sona Doğru
  • Yayalaştırma projesi kapsamında çalışan iş makinelerinden biri park içindeki, ortadan kaldırılması çoktan karara bağlanmış yaya yolunu kullanıyor. Park manzarasını da ve sessizce başkalaştıran bu uğursuz haberci, Taksim’in dönüşümünde payı olan siyasi güç kullanımının yore ve kent halkının tepkilerini görmezden gelen orantısızlığının bir göstergesi sanki.
  • Taksim Projesine karşı 80 bin imza toplayan Taksim Dayanışması Platformu bir senedir her hafta nöbet tutuyor. İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kışla projesini   red kararından sonra Yüksek Kurul’dan çıkan onay kararı üzerine, parkı  “karar vericilerin vandalca saldırılarından”  korumak için Platform bünyesinde kurulan TaksimGezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği kararı yargıya taşıyor.
  • Gezi Parkı - Sona Doğru

1980'li yılların ortalarına kadar İnönü Gezisi olarak anılan Taksim Gezi Parkı, 1936'da İstanbul'u yeniden tasarlamak üzere davetedilen Paris Şehircilik Enstitüsü üyelerinden Prof. Henri Prost tarafından tasarlandı.38 bin metre karelik yüz ölçümüyle Beyoğlu'ndaki yeşil alanların yüzde otuzunu oluşturan Gezi Parkı, Topçu Nümune Kışlasının yenidenin şası projesi kapsamında tarihe karışmak üzere. Parkın Cumhuriyet Caddesi tarafındaki dükkanların tamamı kepenk kapatmaya zorlanıp apar topar tahliye edildikten sonra süratla yıkıldı.Yirmi yılı aşkın bir süre hizmet vermiş Beyoğlu Evlendirme Dairesi de boşaltılan ve yıkılan binalar arasında.Taksim Gezi Parkını, Asker Ocağı Caddesi üzerinden Taksim Bahçesine bağlayan ve yine Prof. Henri Prost tarafından tasarlanarak 1949 yılında inşa edilmiş tarihi yaya köprüsü, 2013 Ocak ayında İstanbul Büyük Şehir Belediyesi tarafından, o esnada ki projeyi durdurma kararına rağmen ivedilikle yıkılmaktan kurtulamadı. Parkın içinde yeralan BoğazKafeve Gezi Kafe de çaresiz, kapatılacağı günü beklemekte.Neden Gezi Parkı değil ? NedenTopçu Kışlası ? Parkın geçmişine dair bilgiler bu sorulara yeterli bir cevap teşkil etmiyor. 1940 yılın da harabeye dönmüş haliyle yıkılan Topçu Kışlasının bulunduğu alana inşaa edilen park, 1943 yılında Belediye Başkanı Dr. Lütfi Kırdar tarafından hizmete açılmıştı.Prof. Henri Prost, Topçu Kışlasının yıkılmasıyla oluşan alanı, hem Taksim Meydanında yapılan gösterilerinizlenebileceği hem de parka anıtsal bir giriş oluşturacak biçimde basamaklarla yükseltilmiş olarak tasarlamıştı. Park, basamaklarla yükseltilmiş bu girişin ardından geometrikolarakdüzenlenmiş gezi alanı ve artık yıkılmış olan köprüsüyle devam etmekteydi.

Parkın yapılım süreciyle ilgili hoş olmayan durumlar da sözkonusu.Taksim Meydanından Harbiye‘deki Askeri Müzeye kadar olan bölgede bulunan, Ermeni Cemaatine ait Surp Hagop Mezarlığı - Taksim Gezi Parkına bugün olanlara benzerlik gösteren birşekilde - 1933 yılında dönemin belediyesi tarafından bir takım hukuksal işlemler sonucu gasp edilmişti. Araştırmacı Kevork Pamukciyan'a göre buradan sökülen mezar taşları Gezi Parkının basamaklarının inşaasında kullanıldı.İstanbul Ansiklopedisi'ninyazarıReşadEkremKoçu'nun 1960'lı yıllardameydanlarlailgilibirtespiti, Taksim Meydanının ve Taksim Gezi Parkının dünden bugüne uzanan hikayesine değişikbir yorum katabilir, "Meydanlar mitinglerin, büyük siyasi gösterilerin, ihtilâllerin, on binlerce insanı toplayan duvarsızve tavansız salonlarıdır; onun içindir ki müstebit, despot idareler meydanları hiç sevmemişlerdir, meydanları şenlendirme, güzelleştirme adı altında, havuzlarla, tarhlarla, ağaçlarla  arızalandırmaya, mümkün olduğu kadar insa nayağının basacağı sahasını daraltmaya çalışmışlardır."Kentin tarihinde ve kentlilerin belleğinde önemli bir yeri olan, İstanbul'un en önemli kamusalalanı, birkaçı kalan olan Taksim Gezi Parkı,alışveriş ve turizm merkezi olarak kullanılması planlanan kışla inşaatı ile birlikte yokediliyor. Halktan gelen tüm tepkiye ve direnişe rağmen, park içerisindeki ağaçların kesimine başlanması an meselesi. 70 yıldan uzun süredir İstanbullulara ait ve bölgedeki nefesalınabilecek tek yeşilalan olan bu parkın kaderinin kapalı kapılar ardında belirleniyor olması ister istemez akla şu soruyu getirmekte, " Yaşadığımızbu şehir kimin ?".