22.10.2017

Köprü

Yazılar ve Fotoğraflar: Berkay Tezcan, Öncü Gültekin, Umur Çolgar Haberi Oku

  • Galata Köprüsü’nün alt kısmındaki restorantlardan birinde çalışan bababasını bekleyen çocuk.
  • Köprünün altıda, enaz üstü kadar hakeretli.
  • Çocuklar için köprünün altıda üstü de birdir
  • Türkiye genelinde olduğu gibi, Galata Köprüsünde de çalışma saatlerinin fazla oluşu, işçilerin sağlığını tehdit ediyor.
  • Restorantlarda çalışan işçilerin %80'ini para kazanmak zorunda olan öğrenci ve Doğudan göçetmiş insanlar oluşturmaktadır.
  • Restoranların arka cephelerinin görüntüsü öncephe kadar çekici değildir.
  • Çalışanlar yemeklerini restorantın arka bölümünde yiyorlar.
  • Köprüaltı çalışanları için yorucu bir günün sonu.
  • Geceleri köprü altına iniş insanları biraz ürpertir.
  • Garsonlar için manzara değil müşteri beklemek önemlidir
  • Restorantlarda müşterilerin dikkatini çekmek için farklı dekorlar bulunuyor.
  • Köprüaltı balıkçıları akşam vakti turistlerle dolar taşar.
  • Köprüaltı ziyaretçileri saçma dekorlara alışıktırlar.
  • Haliçte günbatımı en iyi köprü altından izlenir.
  • Köprüaltı'nın haliç bölümü boğaza bakan bölümden farklıdır, vakti bol olanlar gelir buraya.
  • 23.30 treni gece vardiyasında çalışanları Sirkeciye taşıyor.

  İstanbul deyinca akla gelen birkaç sembol görüntüden biridir Galata köprüsü. Bir asırdan uzun bir süredir İstanbullular Galata ile Eminönü arasında bu köprünün üzerinden ulaşım sağlamaktadır. Tamamı ahşaptan oluşan ilk köprü uzun yıllar yaya ulaşımına hizmet ettikten sonra yerini 35 yaşın üzerindeki çoğu İstanbullunun hatırladığı çelik alt yapılı ikinci köprüye bıraktı.  Bu köprü de yaya ulaşımının yanı sıra otomobil,otobüs,tamvay ve troleybüsleri de Haliç'in iki yakasına taşıdı ama en önemli özelliği boğaza bakan yüzündeki ada vapurları iskelesiydi. Tatil günleri dolup taşan bu iskelenin karaya yakın bölümlerinde semt esnafına ve İstanbul'un akşamcılarına hizmet eden ikişer adet  küçük ve alçak gönüllü restoran vardı . Köprünün parmaklıkları ve iskeleye inen merdivenleri adalara giden iyi giyimli İstanbulluların  yanı sıra pek çok öğrenci ve aşıklara da ev sahipliği yapmıştı.Derken bir seri ihmal ve bazı söylentilere göre de kundaklama sonucu İstanbulun güzel silüetlerinden biri daha bir gecede küllere boğuldu. Üçüncü Galata köprüsü olarak adlandırılan bu günki köprü ise estetikten uzak ve daha çok ticari bir mekan olarak hizmet vermek üzere tasarlanmıştı. Çünki dönem zaten Türkiye'nin küreselleşme ve kapitaizm ile flört etmeye başladığı günlere denk geliyordu. Ada yolcularının yerini köprünün alt katında iki taraflı olarak sıralanmış balık retoranlarındaki plastik koltuklarda oturan ve nargile içen yerli ve yabancı turistler almış,Eminönü tarafında sandalda satılan balık ekmekler ise artık ejderha başlıklı ve Hint teknelerini andırır tarzda rengarenk boyalı sandallarda satılmaya başlamıştı.  Köprünün altında plastik koltuklu restoranların arka sokaklarında tam bir pislik ve düzensizlik göze çarpmakta, köprünün üzeri ise giderek artan işsizlerin gün boyunca balık tutarak vakit öldürdükleri bir mekana dönüştü.