14.12.2017

Medeniyetin Ateşi Odun Kömürü

Yazı ve Fotoğraflar: Atilla Erdoğan Haberi Oku

  • Rasim Öztan (75),  iş kazası sonucu bir ayağını kaybetmesine rağmen odun kömürü üretmeye devam ediyor. Zamanında tek başına üretimini yaptığı odun kömürünü şimdilerde dışardan işçi tutarak yapıyor olması içine sinmese de, tozun, dumanın içine giremese de yapılan işi takip etmeye devam ediyor. Şile, Hacıllı Köyü.
  • Yöre halkı, ormandaki kesim alanlarına
  • Aydın Aydın 15 yaşında, Uzun zamandır motorlu testereler ağaçların kesilmesinde büyük kolaylık getirmiş olsa da, balta hala vazgeçilmezi bu mesleğin. Şile, Teke Köyü.
  • Sebahattin ve Eyüp Değirmenci kardeşler, torluk kurulmadan önce belli boy ve kalınlıkta daire şeklinde istif ediliyor. Böylece torluk kurulurken kalından inceye istiflemek kolaylık sağlıyor. Şile, Karabeyli Köyü
  • Güneşin altında kömürün sıcağı, dumanı, isi ve tozu çok yorucu olsa da , molalarda Köpekleri Salih Sarı nın her zaman en iyi dostu... Şile, Karabeyli köyü.
  • Gün doğumunda çoğunlukla hava sakin olur ve torluk ateşlenir. Rüzgarı sevmez torluk sahibi yakma yı istedikleri gibi kontrol edemedikleri söyler… Torluk bacasından yükselen kesif  duman yükselirken , bir kısım duman da aşağı doğru şelale gibi akmaya başlar… Şile, Karabeyli Köyü.
  • Yanan torlukları gece boyunca nöbetleşe beklemek gerekiyor. Sezon boyunca her ailenin torluk alanında kurdukları bu barakalar onların ikinci evleri oluyor. Sobaları yaz, kış kurulu. Yemekler orada pişiyor, yorgunluk çayları orada demleniyor. Geceleri ailece orada yatılıyor çoğu zaman. Orası onların yaşam alanları…Şile, Hacıllı Köyü
  • Ateşlemeden sonra baca ya doğru yükselen ateşle tepe kısmında çökme oluşur.  Bacanın delinmesi olarak tanımladıkları işlemi gerektirir. Çok önemli ve riskli olan bu işlem usta işidir… Şile, Karabeyli Köyü
  • Çıkarılan kömürün en kıymetlisi ‘’elleme’’ olarak isimlendirdikleri odun kömürleri özenle diziliyor. Tüccar geldiğinde onları biraz daha karlı verecek. Şile, Teke köyü, Hallı mahalesi.
  • Delinen bacanın üstü örtüldükten sonra toprak ıslak olmalı hava almamalı… Yalçın Karataş Şile, Hacıllı Köyü.
  • Odun kömürü işçiliğinin kadını erkeği yok. İşte bir kadın işçi dumanların içinde... Leyla Karataş Şile, Hacıllı Köyü.
  • Kömürlerin çıkarılma işlemi devam ederken, ayrılanların içlerinde hala sönmemiş için için yananlar olabilir. Gözden kaçırma ya hiç gelmez anında kül olur gider. Hemen su ile söndürülmesi gerekir. Öztan Ailesi, Şile, Karabeyli  Köyü.
  • Gökçe ağaçtan kurulmuş bu torluk kuyusundan nargile kömürü çıkarılıyor. Meşe ağacına göre daha az  bulabildikleri bu ağaçtan elde ettikleri nargile kömürü  diğerine göre daha değerli . Şile, Karabeyli Köyü
  • Günün sonunda yapılacak bir iş daha var. Toplanan
  • Yılmaz Öztan, odun keserken motorlu testere ile ayağını kesmiş. Akşam, gece karanlığında, ayağına pansuman yapıyor. Dinlenmeye vakit yok diyor. Şile, Hacıllı Köyü.
  • Çoğu zaman hava kararıncaya kadar çalışıyorlar. Gece orada torak kuyusunun yanı başında ki kulübelerinde nöbet tutacaklar. Yılmaz Öztan ve Ailesi. Şile, Hacıllı Köyü.

Satın alırken ne koşullarda, ne zorluklarla üretildiğinden habersiz olduğumuz odun kömürünün, tarihin karanlık çağlarında insanlığı örslerde dövülen demire, günlük yaşam ile kutsal dünya arasında şekillenen tunç yontulara kavuşturan ateşin kaynağı olduğunu kaçımız biliyoruz acaba? Tek başına yandığında yeterli ısı oluşturmayan odunun yerini odun kömürünün almasıyla bakır ve kalay eritilerek tunca dönüştürülmüş, demir işlenebilmiş, pek çok el aletlerinin yapımı bu sayede mümkün olabilmişti. Büyük zorluklarla üretilen ve çoğumuzun sadece mangalda ızgara yapmak istediğinde aklına gelen odun kömürünün, Anadolu'nun gerek savunmasında, gerekse istilasında, bakır, tunç ve demir üretimini mümkün kıldığı için tarih sahnesindeki rolü son derece önemliydi. Nemrut Dağı çevresinde bulunan, özellikle Kâhta Çayı boyunda, tarihte Arsemia (Adıyaman) olarak anılan bölgede Komagene Krallığı'na ait cüruf kalıntıları ve odun kömürü üretim alanları bunun ispatı gibidir.Sonsuz bir değişim içerisinde kültürleri, toplumları, insanları harmanlayan Anadolu'da halen üretilen odun kömürünün işlenişi tarihin ilk dönemlerinden beri hiç farklılaşmadıysa da günümüzde kullanım alanları ve tüketimi giderek azalmaya başladı.Bugün İstanbul'da, Çatalca ve Şile'nin orman köylerinde yaşayan bölge insanlarının çoğu dededen babadan gelen ve ellerinde kalan son meslek olan odun kömürü üreticiliğine devam ediyor.Orman bölge müdürlükleri her sene köy hudutlarındaki ormanlık alanda kesim yapabilecekleri bölgeyi belirliyor. Köy muhtarları da hane ve hane halkı sayısına göre kesim bölgelerini paylaştırıyor. Bu kesim alanlarına bölge halkı "makta" diyor. Geçmişte tümüyle kesilen bu alanlardaki ağaçların, son yıllarda seyreltme yöntemiyle kesilmesine izin veriliyor. Ormanların daha sağlıklı büyüyebilmesi için uygulanan bu yöntem, bölge halkı için daha az odun anlamına geliyor, temel geçim kaynakları giderek daralıyor. Birçok aile bu yüzden odun kömürü üreticiliğini yavaş yavaş bırakmaya hazırlanıyor.Çok iyi kömürleştiği ve sert olduğu için kömür yapımında çoğunlukla meşe ağacı tercih ediliyor ve bu kömürler mangal kömürü olarak satılıyor. Gökçeağaç'tan imal edilen odun kömürü ise nargilelerde kullanılıyor.Odun kömürü üretimi için kurulan, üzeri toprakla örtülü ocağa "torluk" adı veriliyor. Torluklar kurulurken, ortasından 30 cm mesafede olmak üzere 3-4 sırık dikiliyor ve torluktan daha yüksek olan bu sırıklar, yanma aşamasında baca görevi görüyor. Baca içerisine kolayca yanabilen talaş, yonga, çalı çırpı dolduruluyor. Baca etrafınaysa, havalanmayı sağlamak amacıyla, ince çaplı veya yarılmış kuru haldeki odunlar altlık olarak yerleştiriliyor. Daha sonra kömür haline getirilecek odunlar çepeçevre diklemesine istif ediliyor. Çevreye doğru gidildikçe odunların çapı giderek inceliyor.Kömürleştirme esnasında havayla doğrudan teması kesmek üzere istifin üzeri bir örtüyle kaplanıyor. Bu örtü bazen orman içinden toplanan gazel denilen kurumuş yapraklardan ya da samandan yapılıyor. Ardından, ıslatılmış kömür tozu ve topraktan oluşan ikinci bir örtü ile hava almayacak şekilde sıvanıyor. İç kısımda, torluğun ilk kuruluş aşamasında hazırlanan tutuşturma kanalından yararlanarak baca içerisindeki talaş, yonga, çalı-çırpı gibi tutuşturucu maddeler üstten ve alttan yakılıyor.Torluğun yakma işlemine sabahın erken saatlerinde, ve mutlaka rüzgarsız bir havada başlanıyor. Torluk içerisindeki ateş, üstten yanlara ve aşağıya doğru yelpaze biçiminde yayılıyor. Ateşin ilerlemesini kontrol altında tutmak için torluğun toprak örtüsü üst kısımlarından başlanarak deliniyor. Bu deliklerden ilk önce su buharı çıkıyor, daha sonra ise sarı renkte bir duman yükseliyor. En sonunda karbonmonoksitten ibaret mavi renk meydana geliyor ve bu kömürleşmede sona yaklaşılmış olduğunu gösteriyor. Bundan sonra delikler tıkanıyor. Torluğun dip kısmına açılan deliklerden beyaz duman çıktığı görüldüğü zaman kömürleşmenin sona erdiği anlaşılıyor. Ve torluk birkaç gün soğumaya bırakılıyor.Soğuyan torluk açılınca ilk olarak "elleme" adı verilen, bütünlüğü bozulmamış odun kömürleri daha değerli oldukları için diğerlerinden ayrılıp, istifleniyor. Odun kömürlerinin çıkarma işlemi bittiğinde çoğu zaman en alt kısımlarda yarı yanmış odun parçaları kalıyor. Bunlara da marsık deniyor. En son işlem bittikten sonra bu yanmamış olan marsıklar toplanıyor, daha önce yapılandan daha küçük bir torluk kuyusu oluşturulup ve tekrar ateşe veriliyor. Buradan çıkan odun kömürünü köylüler genellikle kendi ihtiyaçları için kullanıyor.