23.08.2017

Olacak Dedim ; OLDU !

Yazı Ve Fotoğraflar:
Furkan N. ALKAN Haberi Oku

  • Yapılmakta olan konutların inşaat halindeki iken ışıklandırılması 'albeni' li öğeleri arasında.
  • Barbaros Mahallesi'nde yaşayan insanların bahçelerinde yıllardır besledikleri hayvanlarına artık yer kalmayacak gibi.
  • Yıllardır bu mahalleye gelip hurdaları toplayan Ahmet Abi...
  • Kurbağalı Dere mahallenin yıllardır sorunları arasında yer aldı.Çevrede oluşmaya başlayan yapılaşmanın hızı ile bu derenin yok edilmeye hız verilmiş çalışmalar arasında paralellik var.
  • Mahallenin durakları yenilenmeye gerek duyulmaması tedirginlik yaratıyor.
  • Mahalledeki teyzelerin çaydanlıklarıyla gelip oturdukları yeşillik alanlar artık boş.

Barbaros Mahallesi Ataşehir'in batı ucunda yer alan ve 'eskiler' arasında anılan bir mahalledir.Küçük gecekondularıyla ve dar sokaklarıyla oluşan kendi içinde ayrı kokusu olan bir mahalledir. Ataşehir'de yer alması mı yoksa eski bir mahalle olmasından mı bilinmez ama şuan hiç de iyi bir durumda değil.

Ataşehir'de son yıllarda hızla gelişen toplu konutların yapımı ilçenin en batısında yer alan bu mahalleye kadar ilerlemiş durumda.Büyük inşaat alanları , uzun uzun vinçler , geniş alana yayılmış enkazlar bu mahallenin bir anda manzarası oldu.Çocukların (fazla değil) yakın zamanda top oynadıkları , koşuşturdukları alanlar inşaat malzemeleriyle ve inşaat araçlarıyla kaplandı.Uçan uçurtmalar , oynanan toplar evden çıkartılmaz oldu.Teyzelerin toplanıp sohbet ettikleri düz yeşil alanlar bir anda yol oluverdi.Amcaların kahvehaneleri emlak bürolarına dönüşüverdi.

Özellikle Varyap ve Ağaoğlu'nun toplu konut alanındaki hızla gelişen çalışmaları toplumun bir kesimi için 'refah yaşam' sunuyorsa bu kesim dışında kalanlara hiçbir şey sunmadığı gibi insnaları yıllardır süre gelen standart yaşamlarının yokluğunu yaşamaya maruz bırakıyor.

'Şehirleşme' olarak algılanan hareketin dışında kalan insanları 'şehrinden etme' tezatlığı para gücünün misket oynanan sokaklara kadar girdiğini gösteriyor.

Mahalle sakinlerinin 2010 yılına umutsuz girmelerine neden olan bir dolu sebep var.Sene başı itibariyle kendi mahallelerine ait minibüs hattının artık başka yerleşim alanlarına ait olmaya başladığını söylemek mümkün.Hattın son durağının daha ileri yerleşim alanlarına taşınmasıyla birlikte mahalle sakinleri kendi minibüsünde ayakta yolculuk etmeye başladı.Kendi minibüslerinden olmaya başlamalarıyla birlikte yeni bir minibüs hattı istediklerini mahalle muhtarı Ercan Ersin aracılığıyla duyursalar da 12 ay boyunca bu sorunlarını çözen bir yetkili olmadı.

Daha önce kendi mahallesinde esnaf olan vatandaş artık mahallelerini saran büyük binaların güvenliği oldu . Bir zamanlar at arabalarıyla karton toplayan insanlar topladıkları kartonların günlük istiflerini boş olan geniş alanlara yapıyordu.Artık bu alanlarda kurulan binaların çöplerindeki kartonları toplar oldular.

Bu yaşadıkları sosyo-psikolojik durumun etkisinin yanında daha büyük bir etkinin varlığı sözkonusu.Sokaklarda bazı zamanlarda imar alanında kullanılan ölçüm cihazları gözüküyor.Bir takım insanlar ellerindeki ölçüm cihazlarını sokak aralarında gezdirerek ellerindeki kağıtlara not alıp beş dakika içerisinde kayboluyor.Bu görüntüler mahallelinin tadını iyice kaçırıyor.Geçen ramazan ayında mahallede belediyece düzenlenen iftar sofralarına gelen belediye yetkilileri yolların iyileştirileceğini , mahalleye bitişik olan (diğer binalar ile sınır oluşturmuş) Kurbağalıdere denilen açık su kanalının kaldıralacağını söyledi.Bu sözleri mahalleli yan tarafta (Kurbağalıdere'nin diğer tarafında) inşaatı başlamış parkın gürültüleri arasında dinlemeye çalışıyordu.

Yollarının onarılması , derelerinin iyileştirilmesi ve yakınlarına park alanlarının yapılması ; etrafları saran binaların yapılış hızları ile aynı zamana denk gelmesi büyük bir 'tesadüf'.Hele ki buralara gittiğimde ; büyük binaların görevlileri tarafından fotoğraf makinam ile birlikte kovulmam , mahalle içinde kurulmuş olan emlak ofislerinin kapısında azar işitmemin bu olanlar ile hiç alakası yoktur.Bu da bir 'tesadüf' olsa gerek.

Mahalle muhtarı Ercan Ersin'in mahhelle ile ilgili düşünceleri şu yönde:

"Mahallemiz bir yandan 30-40 katlı plazaların gölgesinde kalmışken bir yandan da Kurbağalıdere'nin taşma tehlikesi yaşıyor.Mahallemiz 3 buçuk imar mecburiyeti tutulan bir alan iken derenin hemen diğer tarafında imar izninin 30 katının üzerinde tutulması ; Ataşehir'de yaşanılan imar sorununa başlıbaşına bir örnektir."

Eskilerin mahallesi artık 'eskimişerin' mahallesi olmuş.Sizlerin de mahallesi bir gün eskimiş olursa.Olur mu hiç , demeyin. ' Olcak dedi ,oldu ! '