22.10.2017

SINIR AŞILDI: 50. GÜN

Yazı ve Fotoğraflar: Jivan Güner Haberi Oku

PKK’li ve PAJK’lı tutuklu ve hükümlünün 12 Eylül’den bu yana 65 cezaevinde 657 kişinin sürdürdüğü süresiz-dönüşümsüz açlık grevi 50. gününe girdi. Türkiye’nin birçok ilinde de halk, alanlarda, sokaklarda çözüm taleplerini dile getirirken, yapılan eylemlerle cezaevlerindeki direnişi desteklediklerini gösterdi.

“Ölüme değil, çözüme ortak olun” çağrısını yükselten, sanatçılar, aydınlar, avukatlar, sendikal kurumlar, dışarıdaki yakınları ve bir kısım siyasi parti ise herkesi alanlara, sokaklara ölümlere seyirci kalmamaya ve duyarlı olmaya davet ediyor. Açlık grevindeki hükümlü ve tutukluların ise iki talebi var;

- PKK lideri Abdullah Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması,

- Anadilde Eğitim ve Savunma hakkı.

Yetkililer grevler kritik eşiğe gelene dek duyarsız kalırken açlık grevinin 43. gününde Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in "Gerekirse müdahale ederiz” sözlerinin ardından, Başbakan R.T. Erdoğan’ın 48. günde “Aç kalan falan yok, herkes her şeyi yiyor" açıklaması akıllara, ‘1996 Ölüm Oruçları’nda dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan’ın, “Gizli gizli yiyorlar, numara yapıyorlar” sözlerini getirdi. Bu açıklamanın hemen ardından ‘Hayata Dönüş’ operasyonu olarak bilinen 19 Aralık katliamı yapılmış ve 12 kişi yaşamını yitirmişti.

Açlık grevlerinin 49. gününde ise, KCK, DTK, BDP’nin ortak açıklamasıyla, 30 Ekim Salı günü ‘Topyekün Direniş Günü’ ilan edildi. Açıklamada herkesin oldukları yerde hayatı durdurması çağrısı yapıldı. Diyarbakır, Hakkari, Şırnak, Van başta olmak üzere bölge illerinin tümünde hayat dururken, onbinler yürüyüşe geçti, esnaf kepenk kapattı, öğrenciler okullara gitmedi, araç sahipleri kontak kapattı. Yürüyüşlere izin vermeyen emniyet görevlileri ise eylemcilere gaz bombası ve tazyikli suyla müdahale etti. 7’den 70’e herkes müdahalelere taşlar ve molotof kokteylleri ile karşılık verirken, sokaklarda barikatlar kuruldu, bütün iller savaş alanına döndü. DİHA’dan edinilen bilgiye göre, 122 gözaltı, 7 tutuklama ve onlarca yaralı var, sayının artabileceği belirtiliyor.

İstanbul’da da Okmeydanı’nda  Sibel Yalçın (Fatma Girik) Parkı’nda cezaevlerindeki direnişe destek amacıyla BDPlilerin üç gündür sürmekte olan açlık grevi çadırı önünde bir araya gelenlerin yürüyüşe geçmesiyle beraber ortalık savaş alanına döndü. Çatışmalar saat 17.30’a kadar sürerken, bir ara polislerin gaz bombasının tükenmesi üzerine, eylemcilerden birinin gramofonla “TC polisi teslim olun!” sesi duyuldu. Çatışmalar polislerin tomalar ve panzerlerle ara sokaklara girmesinin ve kitleye müdahale etmesinin ardından sona erdi.

Açlık grevlerinde kritik eşiğin geçildiğine çeşitli eylemliliklerle dikkat çekilmeye devam ederken, Yaşar Kemal’inde dediği gibi, "Bugün insanların ölüm pahasına talep ettikleri demokrasiler de insan haklarının içindedir."

Direnişin 50. Günü...

Tarihe “Dörtler” diye geçen, Diyarbakır Cezaevi’ndeki onur kırıcı muamelelere karşı 14 Temmuz 1982’de başlayan ölüm orucunda;

Kemal Pir 53. Günde
Mehmet Hayri Durmuş 61. Günde
Akif Yılmaz 63. Günde
Ali Çicek 65. günde hayatlarını kaybetmişlerdi.