22.10.2017

Şişhane'nin Işıkları Sönecek mi?

Yazı ve Fotoğraflar:
Arif Yaman Haberi Oku

  • Şişhane Meydanı'ndan Galata Meydanı'na uzanan Büyük Hendek Caddesi akşamları ışıldıyor.

İstanbul'da ismi ışıkla eşleşen bir semt vardır: Şişhane. Galata'nın altından Haliç'e doğru uzanan semtin adının bu şekilde anılmasının sebebi, İstanbul'un, hatta Türkiye'nin aydınlatma piyasasının kalbinin burada atıyor olmasından kaynaklanıyor. Küçük atölyelerde üretim yapanlarla onlarca ülkeye ihracat gerçekleştiren irili ufaklı yüzlerce aydınlatma firmasının bulunduğu Şişhane, usta çırak ilişkisiyle sürdürüle gelen avizecilik zanaatında da yaklaşık yüz yıllık bir hafızaya sahip.

Daha Unkapanı köprüsünden Taksim'e çıkarken karşılar sizi Şişhane'deki avize dükkânlarının ışıltısı. Yaklaşık yüzyıl öteden gelen bir ışıltıdır bu, çünkü ışık buradan yayılmaya başlamıştır İstanbul'a. Gazla yanan ilk sokak lambaları buraya kurulmuştur ve daha sonraki yıllarda evleri süsleyecek olan avizeler Ermeni ustaların maharetli ellerinden çıkarak buradan yayılacaktır İstanbullular'ın evlerine.

Mektep Sokak'tan içeriye girdiğinizde ışığın dünyasına adımınızı atmış olursunuz. Tarihi binaların dekorunu oluşturduğu dar sokaklarda gezinirken, avize mağazalarından yayılan ışıltının büyüsünden etkilenmemek neredeyse imkânsızdır.

Ancak son yıllarda bu dekorun bozulmasına sebep olacağından korkulan gelişmeler yaşanıyor.  Galata ve çevresinde gerçekleşen dönüşüm sürecinde birçok avize atölyesi taşınmak zorunda kaldı. Avizecilik geleneğinin geleceğe taşınması yeni ustaların yetişebilmesine bağlı… Avize atölyelerinin Şişhane dışına taşınmasının ise bu geleneği sekteye uğratacağı düşünülüyor. 2009 yılı ekim ayında düzenlenen "Made in Şişhane" projesi kapsamında yurt dışından gelen çağdaş tasarımcılarla Türk avize ustaları birlikte çalışmalar yapmış, yapılan tasarımların gerçekleşmesi için ustalığın gerekliliği vurgulanmıştı. Yurt dışından gelen tasarımcılar ülkelerinde avize ustası bulamadıklarından şikâyetçi olmuşlardı. 

İstanbul Avizeciler Odası Başkanı olan ve yıllardır Galata'da avizecilikle uğraşan Celal Argüç ise, atölyelerin Galata'nın silüetine zarar verdiğini ve taşınması gerektiğini düşünenlerden. Atölyesini Şişhane'den ilk taşıyan kişi olan Argüç, 1995 yılında dönemin Beyoğlu Belediye Başkanı Nusret Bayraktar'la bu konuda görüştüklerini ve çevresine örnek olmak için ilk olarak kendisinin taşındığını belirtiyor. Avize mağazalarının taşınmasının ise söz konusu olmadığını söyleyen Argüç, mağazaların Galata'yı daha da güzelleştirdiğini ancak atölyelerin bu güzelliği gölgelediğini söylüyor.

1968'ten beri Galata'da avizecilik yapan ve İstanbul Avizeciler Odası'nın Kurucu Başkanı olan Ali Kirman da durumu şöyle açıklıyor: "Avizecilik bir sanat işidir. Ermenilerin eli sanata yatkın olduğu için 1930'lardan itibaren bu işi ilk onlar yapmaya başlamışlar. Daha sonra çocukları bu işe ilgi göstermedi ve Anadolu'dan göç edenler bu ustaların yanına çırak oldular. Şu anda bizim de karşı karşıya kaldığımız asıl tehlike budur: Mesleğe karşı ilgisizlik."