14.12.2017

"Size Savaş Yaptırmayacağız"

Fotoğraflar: Alper Uslu Haberi Oku

  • Fotoğraf: Alper Uslu
  • Fotoğraf: Alper Uslu
  • Fotoğraf: Alper Uslu
  • Fotoğraf: Alper Uslu
  • Fotoğraf: Alper Uslu
  • Fotoğraf: Alper Uslu
  • Fotoğraf: Alper Uslu
  • Fotoğraf: Alper Uslu

Suruç'ta katledilen 31 kişiyi anmak ve IŞİD karanlığına dur demek için Barış Bloku tarafından gerçekleştirilmek istenen ‘Büyük Barış Yürüyüşü'nün valilik tarafından engellenmesi üzerine İstanbul Aksaray Meydanı'nda kitlesel basın açıklaması gerçekleştirildi.

Polisin yoğun ablukası altında toplanan binlerce kişinin güvenliği, alanın girişinde çember oluşturan Barış Bloku koordinasyon ekibi görevlileri tarafından sağlandı. Barış Bloku üyeleri alana giren herkesi tek tek aradı. Polisin sık sık provoke etmeye çalıştığı açıklamada Barış Bloku Eylem Komitesi katılımcılara demokratik ve sessiz bir eylem yapmak için burada oldukları ve tahriklere kapılmamaları yönünde uyarılarda bulundu.

Suruç katliamında hayatın kaybeden 31 kişinin fotoğraflarının bulunduğu dev pankartın ardında toplanan Barış Bloku ve binlerce kişi hep bir ağızdan barış çağrısında bulundu. Kitle sık sık "Savaşa hayır barış hemen şimdi", "Katil devlet hesap verecek", "Suruç'un hesabı sorulacak", "Barış için omuz omuza", "Ortadoğu IŞİD'e mezar olacak" sloganları attı.

Barış Bloku Koordinasyonu üyesi Nuray Sancar tarafından okunan açıklamada Suruç'ta katledilen 31 kişinin yasını dahi tutamadan tüm ülkenin savaşın karanlığına sürüklendiği vurgulandı ve barışa sahip çıkma çağrısı yapıldı. Barış Bloku'nun hükümetin savaş politikalarına karşı kurulduğunu belirten Nuray Sancar, açıklamada "Seçim yenilgisini, seçim barajının demokrasi ve barış güçlerince yıkılmasını, Suriye ve Ortadoğu politikalarının iflasını ve Rojava'daki Kürt özgürlük hareketinin kazanımlarını hazmedemeyen muktedir, ülkeyi baskı politikalarıyla rehin almak istiyor. Kaybettiklerini erken seçimle telafi etmek istiyor. İçte ve dışta topyekun bir savaş ortamından nemalanmak istiyor" dedi.

7 Haziran seçimlerinde iktidarı kaybetmiş, istifa etmiş ve vekaleten görev yapan bir hükümetin toplumun kaderini belirleyecek, toplumsal ve insani bedellere yol açacak bir savaş kararı almasının demokratik meşruiyeti olmadığını belirten Sancar,  "Türkiye siyasal ve toplumsal kurumlara yönelik baskı ve operasyonların yoğunlaştığı, gözaltılar ve hatta infazların gerçekleştiği ilan edilmemiş bir olağanüstü hal rejimi altına sokulmaya çalışılıyor. Hükümet IŞİD ile çatışmayı, barışa ve demokratik özgürlüklere saldırının kılıfı haline getiriyor. Suruç'ta alçakça bir saldırı sonucu kaybettiklerimizi anmak ve IŞİD karanlığına karşı barış talebimizi haykırmak için duyurduğumuz ‘Büyük Barış Yürüyüşü' hukuki gerekçe olmadan, keyfi biçimde yasaklanabiliyor. Gezi'nin kardeşlik ve barış selamını, fidanlar ve oyuncaklarla Kobanê'ye taşımak isteyenleri Suruç'ta katledenlere inat bu mücadeleyi sürdüreceğimizi, barışı ve demokrasiyi inşa edeceğimizi haykırıyoruz" ifadelerini kullandı.

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, birçok HDP'li milletvekili, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Halkevleri Başkanı Oya Ersoy, ESP Genel Başkanı Sultan Ulusoy, Barış Bloku bileşenlerinden temsilciler ve yüzlerce kişinin katıldığı açıklamaya, Ulusal Demokratik Birlik Partisi, İşçilerin Solcu Birliği, Alman Sol Partisi gibi uluslararası siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinden de destek geldi.

(Haber metni Evrensel Gazetesi'nden alınmıştır.)